top of page

Yeniden Evlilik Nafakayı Keser mi? 2026 Güncel Rehber

Yazarın fotoğrafı: Rengin Geçen
Rengin Geçen
25 Ağu 2025
5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 9 Ağu

Yeniden evlilik nafakayı her durumda aynı şekilde sona erdirmez. Sonuç, nafakanın yoksulluk nafakası mı yoksa çocuk için iştirak nafakası mı olduğuna ve kimin yeniden evlendiğine göre değişir.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi hâlinde kendiliğinden sona erer. Buna karşılık nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi, eski eşe ödediği nafakayı otomatik olarak kaldırmaz. Çocuğun iştirak nafakası da velayet sahibi ebeveynin evlenmesi nedeniyle kendiliğinden bitmez.

Yoksulluk nafakasında yeniden evliliğin etkisi

Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru diğer eşten daha ağır olmayan taraf lehine hükmedilebilir. Nafaka aylık irat biçiminde ödeniyorsa, alacaklının resmî olarak yeniden evlendiği tarihte kanun gereği sona erer.

Bu sonuç için ayrıca “nafakanın kaldırılması” davası açılması zorunlu değildir. Ancak icra dosyası devam ediyorsa evlilik tarihinin ve nüfus kaydının dosyaya sunulması, evlilik sonrasına ilişkin tahsilatın durdurulması ve varsa fazla ödemenin hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekir.

Nafakanın kaldırılması ile ilgili yeni uyuşmazlık çıkması hâlinde, evlilik tarihi ve kesinleşmiş nafaka kararı birlikte incelenmelidir.

Nafaka borçlusu yeniden evlenirse ödeme biter mi?

Hayır. Yoksulluk nafakası ödeyen eski eşin yeniden evlenmesi, mevcut nafaka hükmünü kendiliğinden sona erdirmez. Yeni evlilik ve bu evlilikten doğan bakım yükümlülükleri, ancak ekonomik koşullarda esaslı değişiklik yaratıyorsa nafakanın azaltılması veya kaldırılması davasında değerlendirilebilir.

Mahkeme yalnız “yeniden evlendim” beyanına bakmaz. Nafaka borçlusunun geliri, zorunlu giderleri, yeni aile yükümlülükleri ve nafaka alacaklısının güncel ekonomik durumu birlikte değerlendirilir.

Yeni eşin geliri, nafaka borçlusunun kişisel borcunu doğrudan üstlendiği anlamına gelmez. Bununla birlikte hanenin gerçek ekonomik koşulları ve gider paylaşımı, ödeme gücü araştırılırken dosyanın bütününde etkili olabilir.

İştirak nafakası yeniden evlilikle sona erer mi?

İştirak nafakası çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve gelişim giderlerine katılım amacı taşır. Velayet sahibi annenin veya babanın yeniden evlenmesi, diğer ebeveynin çocuğa karşı bakım borcunu ortadan kaldırmaz.

Yeni eş, yalnız evlilik nedeniyle çocuğun biyolojik ebeveyninin nafaka yükümlülüğünü devralmaz. Çocuğun evlat edinilmesi gibi farklı bir hukukî durum varsa sonuç ayrıca değerlendirilir.

Çocuğun ihtiyaçlarının artması veya ana-babanın gelirlerinin değişmesi hâlinde iştirak nafakasının artırılması ya da azaltılması istenebilir. Anlaşmalı boşanma sonrası iştirak nafakası hakkındaki rehber, çocuk nafakasının ayrı kurallarını açıklar.

Fiilen evliymiş gibi yaşamak nafakayı bitirir mi?

Yoksulluk nafakası alacaklısı resmî nikâh olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşıyorsa nafaka kendiliğinden sona ermez. Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesi uyarınca mahkeme kararıyla kaldırılması gerekir.

Her duygusal ilişki veya aynı adreste kısa süreli bulunma “fiilen evliymiş gibi yaşama” sayılmaz. Birlikteliğin sürekliliği, ortak hayat düzeni, ekonomik ve sosyal birliktelik ile dış dünyaya yansıyan olgular birlikte değerlendirilir.

İspat için hukuka uygun delil kullanılmalıdır. Hukuka aykırı şekilde elde edilen özel mesajlar, gizli ses kayıtları veya konut mahremiyetini ihlal eden görüntüler ayrıca ceza ve kişilik hakkı sorunu doğurabilir.

Kullanılabilecek deliller somut olaya göre şunlar olabilir:

  • Adres ve abonelik kayıtları

  • Ortak kira veya düzenli ortak gider belgeleri

  • Hukuka uygun sosyal çevre ve tanık anlatımları

  • Resmî kurum kayıtları

  • Açık sosyal medya paylaşımları

  • Tarafların ekonomik birlikteliğini gösteren meşru kayıtlar

Tek bir fotoğraf veya söylenti çoğu dosyada yeterli değildir. Delillerin birlikte ve süreklilik gösterecek şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde ne olur?

Nafaka alacaklısının düzenli ve yeterli gelir elde etmeye başlaması, önemli malvarlığına kavuşması veya yoksulluk durumunun başka nedenle ortadan kalkması hâlinde nafakanın kaldırılması istenebilir. Gelirdeki her artış nafakayı otomatik bitirmez.

Mahkeme, boşanma sonrasındaki yaşam koşullarını, zorunlu giderleri, malvarlığını, sosyal güvenceyi ve tarafların ekonomik güçlerini değerlendirir. Asgari ücretle işe başlamak veya geçici gelir elde etmek tek başına her olayda yoksulluğun sona erdiğini göstermez.

Koşullar tamamen ortadan kalkmamış fakat önemli ölçüde değişmişse nafakanın kaldırılması yerine azaltılması daha uygun görülebilir.

Haysiyetsiz hayat sürme iddiası nasıl değerlendirilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesinde haysiyetsiz hayat sürme, irat biçimindeki yoksulluk nafakasının mahkeme kararıyla kaldırılabileceği hâller arasındadır. Bu kavram dar ve somut olayın özelliklerine göre yorumlanmalıdır.

Kişinin yaşam tarzına ilişkin öznel ahlâk değerlendirmeleri yeterli değildir. Süreklilik gösteren ve toplum düzeni bakımından ağır nitelikte kabul edilebilecek davranışların hukukî delillerle ortaya konması gerekir.

Bu iddia kullanılarak nafaka alacaklısının özel hayatına hukuka aykırı müdahale edilmemelidir.

Yeniden evlilik sona ererse eski nafaka geri gelir mi?

Yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesiyle kendiliğinden sona erdikten sonra bu yeni evliliğin boşanma veya ölüm nedeniyle bitmesi, eski eşten alınan nafakayı kendiliğinden canlandırmaz.

Eski boşanma kararındaki nafaka hükmü yeniden yürürlüğe girmez. Yeni evliliğin sona ermesinden kaynaklanan nafaka hakları, yeni evliliğin tarafları arasında ve o evliliğin koşullarına göre değerlendirilir.

Toplu ödenen nafaka veya tazminat geri istenir mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesindeki kendiliğinden sona erme kuralı, irat biçiminde ödenen nafaka bakımından önemlidir. Nafakanın veya maddi tazminatın toptan ödenmesine karar verilmişse sonraki evlilik nedeniyle ödenen tutarın otomatik olarak geri alınacağı söylenemez.

Protokol veya hükümdeki ödemenin hukukî niteliği incelenmelidir. “Nafaka”, “maddi tazminat”, “mal rejimi alacağı” ve “protokol ödemesi” aynı sonuca tabi değildir.

Nafaka azaltma veya kaldırma davası nerede açılır?

Nafaka uyuşmazlıklarında aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla yargılama yapar.

Boşanma sonrasında açılan nafaka davalarında alacaklının yerleşim yeri mahkemesine ilişkin özel yetki kuralı vardır. Talebin kaldırma, azaltma, artırma veya ilk kez nafaka istemi olması dilekçede doğru belirlenmelidir.

Görev ve yetki ayrımı için hangi mahkeme hangi davaya bakar rehberini inceleyebilirsiniz.

Dava sürerken ödeme devam eder mi?

Mevcut ve kesinleşmiş nafaka kararı, yeni dava açılmasıyla otomatik olarak durmaz. Mahkeme yeni karar verene kadar borç işlemeye ve icra takibine konu olmaya devam edebilir.

Nafaka borçlusunun kendi kararıyla ödemeyi kesmesi, birikmiş nafaka, faiz ve icra gideri doğurabilir. Koşulları varsa nafaka hükümlerine uymama nedeniyle tazyik hapsi şikâyeti de gündeme gelebilir. Nafaka borcu ve tazyik hapsi rehberi bu süreci açıklar.

Resmî yeniden evlilik nedeniyle nafakanın kanunen sona erdiği tarihten sonraki dönem ile fiilî birliktelik iddiasındaki dava süreci aynı değildir. Bu ayrım icra hesabında özellikle önemlidir.

Nafaka kaldırma davasında hangi belgeler gerekir?

Dosyanın niteliğine göre şu belgeler hazırlanabilir:

  • Kesinleşmiş boşanma ve nafaka kararı

  • Onaylanmış boşanma protokolü

  • Nüfus aile kayıt örneği ve evlilik tarihi

  • Tarafların SGK, vergi, banka ve tapu kayıtları

  • Gelir bordroları ve zorunlu gider belgeleri

  • Çocuğun eğitim ve sağlık giderleri

  • Fiilî birliktelik iddiasına ilişkin hukuka uygun deliller

  • Önceki ödemeleri gösteren banka veya icra kayıtları

Ekonomik koşullardaki değişiklik yalnız sözlü beyanla değil, mümkün olduğunca güncel ve doğrulanabilir kayıtlarla ortaya konmalıdır.

Sık yapılan hatalar

  • Nafaka alacaklısı ile nafaka borçlusunun yeniden evlenmesini aynı sonuca bağlamak

  • İştirak nafakasını eski eşe ödenen yoksulluk nafakası sanmak

  • Fiilî birliktelikte nafakanın kendiliğinden bittiğini düşünmek

  • Yeni evliliğin bitmesiyle eski nafakanın geri geleceğini varsaymak

  • Kaldırma davası açınca mevcut ödemeyi durdurmak

  • Hukuka aykırı özel hayat delilleri toplamak

  • Toptan ödeme ile aylık nafakayı aynı kurala tabi tutmak

Sonuç

Yoksulluk nafakası alacaklısının resmî olarak yeniden evlenmesi, aylık nafakayı evlilik tarihinde kendiliğinden sona erdirir. Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi ise otomatik sona erme sebebi değildir. Çocuk için iştirak nafakası da velayet sahibi ebeveynin yeni evliliği nedeniyle bitmez.

Fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme iddialarında mahkeme kararı ve hukuka uygun delil gerekir. İcra takibi devam eden dosyalarda ödeme kesilmeden önce nafaka türü, evlilik tarihi ve kararın kapsamı birlikte incelenmelidir.

bottom of page