Malpraktis Davaları Nedir? Tıbbi Hata Sanılan Her Durum Hukuken Dava Konusu Olur mu?
- Rengin Geçen
- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Malpraktis davaları, sağlık hizmeti sunumu sırasında yapılan her olumsuz sonucun otomatik olarak dava konusu olabileceği düşüncesiyle sıkça gündeme gelmektedir. Oysa hukuken her tıbbi başarısızlık malpraktis olarak kabul edilmez. Bu ayrımın doğru yapılmaması, hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından ciddi hak kayıplarına ve uzun süren yargı süreçlerine yol açabilmektedir.
Malpraktis Nedir? (Tanımsal ve Net Açıklama)
Malpraktis, sağlık mesleği mensubunun;
Tıbbi standartlara aykırı davranması,
Gerekli özeni göstermemesi,
Bilgi, beceri veya dikkat eksikliği nedeniylehastaya zarar vermesi durumudur.
Önemli nokta şudur:
Her tıbbi komplikasyon malpraktis değildir.
Bu ayrım, davanın kaderini belirleyen temel unsurdur.
Hangi Haller Malpraktis Sayılır?
Malpraktis iddiasının hukuken kabul edilebilmesi için genellikle şu unsurlar birlikte değerlendirilir:
Tıbbi müdahalenin bilimsel standartlara aykırı olması
Hekimin veya sağlık personelinin kusurlu davranışı
Meydana gelen zarar ile kusur arasında nedensellik bağı
Bu unsurlardan biri eksikse, açılan dava reddedilebilir.
Hangi Durumlar Malpraktis Sayılmaz?
Uygulamada en sık yapılan hatalardan biri, komplikasyon ile malpraktisin karıştırılmasıdır.
Malpraktis sayılmayan bazı durumlar:
Tüm tıbbi kurallara uyulmasına rağmen gelişen komplikasyonlar
Hastanın bilgilendirilmiş onam verdiği risklerin gerçekleşmesi
Öngörülemez ve kaçınılmaz tıbbi sonuçlar
Bu durumlar, çoğu zaman hastalar açısından hayal kırıklığı yaratsa da hukuki sorumluluk doğurmayabilir.
Malpraktis Davaları Kime Karşı Açılır?
Bu nokta sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır.
Malpraktis davaları:
Hekime
Özel hastaneye
Kamu hastanelerinde idareye
karşı açılabilir. Ancak davalı taraf, müdahalenin yapıldığı kuruma ve hukuki ilişkiye göre değişir.
Yanlış kişiye karşı açılan davalar, usulden reddedilme riski taşır.
Malpraktis Davalarında Kusur Nasıl Belirlenir?
Mahkemeler, tıbbi kusurun varlığını doğrudan kendileri takdir etmez. Bu noktada:
Adli Tıp Kurumu
Üniversite bilirkişi kurulları
tarafından hazırlanan bilirkişi raporları belirleyici rol oynar.
⚠️ Eksik veya hatalı raporlara karşı süresinde itiraz edilmemesi, davanın seyrini geri dönülmez biçimde etkileyebilir.
Zamanaşımı Süreleri: En Kritik Risk Alanı
Malpraktis davalarında en sık hak kaybı yaşanan alan zamanaşımıdır.
Özel hastaneler ve hekimler açısından genellikle TBK hükümleri
Kamu hastanelerinde ise idare hukuku kuralları
uygulanır.
Yanlış süre hesabı:
Davanın esasına girilmeden
kesin olarak reddedilmesine yol açabilir.
Malpraktis Davalarında En Sık Yapılan Hatalar
1. Her Olumsuz Sonucu Dava Konusu Sanmak
Bu yaklaşım, uzun ve masraflı davaların sonuçsuz kalmasına neden olabilir.
2. Bilirkişi Raporlarını Pasif Şekilde Kabul Etmek
Raporlara süresinde itiraz edilmemesi, telafisi zor sonuçlar doğurur.
3. Zamanaşımını Gözden Kaçırmak
Bu hata, haklı bir iddianın bile tamamen ortadan kalkmasına yol açabilir.
Yargı Uygulamasında Genel Yaklaşım
Yargı uygulamalarında genel eğilim şudur:
Hekimlerin sonuçtan değil, özen yükümlülüğünden sorumlu olduğu
Tıbbi müdahalenin dönemin bilimsel verilerine göre değerlendirilmesi gerektiği
Kusurun somut delillerle ispatlanması zorunluluğu
öne çıkmaktadır.
Bu yaklaşım, malpraktis davalarının neden teknik ve karmaşık olduğunu açıkça göstermektedir.
Sonuç: Malpraktis Davaları Teknik ve Yüksek Risk İçeren Süreçlerdir
Malpraktis davaları, hem maddi hem manevi açıdan ağır sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Yanlış dava stratejileri, eksik deliller veya sürelere ilişkin hatalar, haklı görünen taleplerin dahi reddedilmesine neden olabilir. Bu nedenle somut duruma göre hukuki destek almanız tavsiye edilir.
Yasal Uyarı (Disclaimer)
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki görüş niteliği taşımamakta olup, her somut olay kendi özel koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
